​''Edward Browne ve İran'' Masaya Yatırılacak

 
Publish Date : Monday 11 September 2017 - 11:46
 
 
Hüseyin Cevadi'nin ünlü şarkiyatçı Edward Browne hakkında yazdığı ''Edward Browne ve İran'' adlı eser masaya yatırılacak.
 
İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Şehr-i Kitap Kurumu haftalık toplantıları kapsamında, Salı günü (12 Ağustos) Hüseyin Cevadi'nin kaleme aldığı ''Edward Browne ve İran'' adlı eseri masaya yatıracak.

Yeni yayınlanan eseri İraj Parsinejad, Mahmud Caferi ve Tehmures Sacedi eleştirecekler.

İngiliz şarkiyatçısı Edward Granville Browne 7 Şubat 1862 de Gloucestershire'de doğdu. Cambridge'te, Eton ve Pembroke kolejlerinde tıp öğrenimi gördü. 1887'de doktor olduysa da bu mesleği icra etmedi. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında henüz on altı yaşında iken Ruslar'a karşı beslediği antipatinin yanında Türkler'e karşı, gösterdikleri kahramanlık ve şecaate hayran kalarak Osmanlı ordusunda görev almayı isteyecek ve Plevne'nin düşmesine bir Türk kadar üzülecek derecede sevgi duymaya başlamış, böylece haklarında o zamana kadar hiç bilgisinin olmadığı Doğu ülkelerine, özellikle Türkiye'ye ve Türkler'e karşı kendisinde büyük bir ilgi uyanmıştı.

Bu ilgi ve sempati onu önce Türkçe, arkasından da Cambridge'te bir yandan tahsiline devam ederken bir yandan da Arapça, Farsça ve Hintçe öğrenmeye yöneltti. Bu arada üzerinde çalıştığı dillerin konuşulduğu ülkelerin din, tarih, edebiyat tarihi ve siyasî, sosyal durumları ile de ilgilendi. 1884 yılında İstanbul'da uzun bir tatil yaptı. 1887'de tıp öğrenimini bitirince Pembroke Koleji'ne intisap etti ve böylece kendini tamamen şarkiyat çalışmalarına verebilme imkânını buldu. Aynı yıl İran'a gitti ve seyahat intibalarını 1893'te Londra'da basılan ''A Year Amongst the Persians'' adlı kitabında yayımladı. Ülkesine dönüşünde (1888) Cambridge'e Farsça okutmanı tayin edildi; 1902 yılında da aynı üniversitede C. Rieu'nün yerine Arapça profesörü oldu.

Brovvne, XIX. yüzyılda İran'da ortaya çıkan Bâbîlîk ve Bahâîlik hareketlerine yakın ilgi duydu ve bu mezheplerin ileri gelenleriyle münasebet kurdu. 1889'da Bâbîliği tanıtan bir makale yazarak ''The Journal of the Royal Asiatic Society''nin yazı kadrosuna giren Brovvne burada fasılalarla çalıştı ve 1922'de de müdür yardımcısı oldu. Bu arada Bâbîlik ve Bahâîliğin tarihiyle ilgili olarak Abdülbahâ tarafından yazılan eseri tercümesiyle birlikte neşretti (A Traueller's Piarrati- ue Written to Htustrate the Episode of the Bab,I-II, Cambridge 1891). Aynı zamanda British Academy ile Royal College of Physicians'da öğretim üyeliği yapıyordu. Bu sıralarda, içinde İran vatan şiirlerinden güzel örnekler bulunan ''The Press and Poetry of Modern Persia'' (Cambridge 1914) ve ''The Persian Revolution of 1905-1909'' (London 1966) adlı kitaplarını da hazırladı.

Browne 1901'de, yakın dostu ünlü Türkolog E. J. W. Gibb'in ölümü üzerine, onun yarım kalan ''A History of Ottoman Poetry'' adlı eserinin ilk cildi dışındaki beş cildinin ikmal ve neşrini üzerine aldı. Aynı zamanda kendisine, Gibb'in hâtırasını canlı tutmak için annesi tarafından kurulan ve ''Gibb's Memorial Series'' adı altında çoğunlukla Arap ve Fars edebiyat ve tarihlerine dair ana kitapları neşreden vakfın yönetimi verildi. Bu faaliyetleri arasında, Cambridge Üniversitesi'nin kütüphanesinde mevcut İslâmî el yazmaları için hazırladığı ve 1896-1922 yılları arasında çeşitli tarihlerde yayımladığı dört ciltlik ''Descriptive Catalogue of the Orierıtal Manuscripts'' adlı katalogu ile yine dört ciltlik ''A Literary History of Persia'' (Cambridge 1902-1924) adlı eserinin çalışmalarını da kesintisiz devam ettirdi.

Brovvne 1900'ün ilk aylarında başlayıp 1924'e kadar uzun yıllar sürdürdüğü büyük bir gayret, dikkat, emek ve sebatın ürünü olan ve bugüne kadar yapılmış benzerlerinin arasında ilk ve en mükemmeli teşkil etme özelliğini hâlâ koruyan son ve en büyük eseri ''A Literary History of Persia''yı, İran'ı ve İranlılar'ı bilhassa kültürel ve edebî yönle¬riyle en eski devirlerinden itibaren modern zamanlara kadar tanıtmak için ka¬leme almıştı. Aslında bu eserini bir cilt halinde hazırlamayı tasarlamışken konunun buna imkân vermeyecek kadar geniş ve yüklü oluşu, kendisini aşağıdaki gibi dört ciltlik bir plan yapmaya sevketmiştir: 1. En eski devirlerden Firdevsiye kadar olan dönem. 2. FirdevsFden Sa'dî'ye kadar olan dönem 3. İlhanlılar'dan (1265- 1337) Safevîler'e (1405-1502) kadar olan dönem. 4. Safevîier'den 1900'lere kadar olan dört asırlık dönem. 

5 Ocak 1926'da Cambridge yakınlarında ölen Brovvne, İslâm medeniyetlerini kendi ülkesinde ve Batı'da ilk ve en iyi biçimde tanıtan araştırmacılardan biri olmuştur. Çalışmalarında zaman zaman belirttiği üzere gerek mektuplaşmalar gerekse karşılıklı ziyaretlerle yakın temas ve arkadaşlık kurduğu birçok Türk, İranlı ve Arap ilim adamı vasıtasıyla orijinal kaynakları görebilme imkânını bulduğu gibi bu âlimlerin fikirlerinden de en iyi şekilde istifade etmiştir. Bunlar arasında özellikle Rıza Tevfik Bölükbaşı ile aslen İranlı olan edip Hüseyin Dâniş'i zikretmek gerekir.
 
Share/Save/Bookmark
haber kodu: 251872