Geleneksel Tıp Kitapları İftar Soframızda Yer Alan Besinler Hakkında Ne Diyor?

 
Publish Date : Wednesday 8 June 2016 - 13:48
 
 
Toplumsal hayatımızda önemli bir yer teşkil eden Ramazan ayında dini bir vecibeyi yerine getirmek için oruç tutulmakta ve bununla birlikte bireylerin günlük yaşantılarında önemli değişiklikler olmaktadır.Ama geleneksel tıp kitapları iftarda tükettiğimiz besinler hakkında ne diyorlar.
 
İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Toplumsal hayatımızda önemli bir yer teşkil eden Ramazan ayında dini bir vecibeyi yerine getirmek için oruç tutulmakta ve bununla birlikte bireylerin günlük yaşantılarında önemli değişiklikler olmaktadır.

Ramazan ayında yapılan en önemli beslenme değişiklikleri arasında oruç tutan kişilerin günlük beslenme şekli ve öğün sayısını değiştirip üç ana öğün olan günlük beslenme düzeninin iki öğüne indirilmesi ve özellikle hamur işleri, tatlılar, kırmızı et, ekmek, pilav ve makarna tüketiminin artması yer almaktadır. 

Oysa oruç tutarken sağlıklı ve çeşitli besin seçenekleri ile yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması esas olmalıdır. Ramazan ayında bireylerin yaş, cinsiyet ve fiziksel aktivitelerine göre günlük almaları gereken enerji, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral oranlarının değişmediği ve bu süre zarfında da sağlığın korunması açısından yeterli ve dengeli beslenmenin gerekli olduğu unutulmamalıdır.

Yüzlerce yıldır müslümanların iftar ve sahur sofralarında yer alan besinler pek fazla değişmemiştir. Çay, Peynir, Hurma, sut ve tuzlu besinler tüm günü oruç tutan kişilerin vazgeçilmezleridir ama geleneksel tıp kitapları bu besinler hakkında ne diyorlar?

Hurma
Hurma içerdiği vitamin ve mineral değerleriyle ''Hayat Ağacı'' lakabını fazlasıyla hak eden bir meyvedir. Hurma üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar bu zengin içeriği ortaya koymakta.
100 gr hurma içerdiği 277 kalori ile günlük ortalama 1500-2000 arası kalori ihtiyacımızın önemli bölümünü karşılar. 74.97 gram karbonhidrat içeriği ile de gün boyu enerji ihtiyacımızı karşılamaya katkıda bulunur, kış aylarında üşümemizi engeller ve bizi zinde tutar.
Protein içeriği olarak çok zengin olmasa da 1.81 gram protein içeriği ile protein barındıran ender meyvelerdendir. Ayrıca 6.7 gram diyet lifi içeren 100 gram hurma bağırsakların rahat çalışmasını sağlayan önemli bir meyvedir.


Süt
Geleneksel olarak kalsiyum deposu olarak kabul edilen süt aynı zamanda A vitamini, D vitamini, B1 vitamini, B2 vitamini, B3 vitamini, B9 vitamini, B6 ve B12 vitaminleri içermektedir.
Geleneksel olarak kalsiyum deposu olarak kabul edilen süt aynı zamanda A vitamini, D vitamini, B1 vitamini, B2 vitamini, B3 vitamini, B9 vitamini, B6 ve B12 vitaminleri içermektedir.


Çay
Ramazanda çay tüketimi istatistiki olarak artıyor. Çay insanı rahatlatan, sağlık açısından da çok faydalı bir içecek. Hem sahurda, hem iftarda hatta sahurdan iftara kadar komple içiyoruz. Ancak ramazanda daha sağlıklı bir şekilde oruç tutmak isterseniz size kafeinsiz çay önerelim dedik.
Sebebi basit, ramazanda iki öğün çok fazla yediğimiz için midemizi rahatlatmamız sağlık açısından daha önemli bir hale geliyor. Özellikle mideye iyi gelen kafeinsiz bitkisel çaylardan nane çayı, papatya çayı, zencefil çayı ramazanda iftar sonrası içilecek sağlıklı çaylardan.
Çay; tein, kafein, teofilin ve antioksidanlar için doğal bir kaynaktır. İçinde bulunan mineraller nedeniyle kemik ve diş sağlığına faydalıdır. Ancak neredeyse hiç karbonhidrat, protein ve yağ içermez, Şeker ya da diğer katkılarla tatlandırılır.
Çay uyarıcı etkisi ile vücuda zindelik verir. Yorgunluğu giderir. Zihni uyarır ve konsantrasyonu kolaylaştırır. İdrar söktürücüdür.İshali keser. İltihaplanmayı önler. Kalp ve damar hastalıkları ile kanserekarşı koruyucudur. Kalp krizi riskini azaltır. Kılcal damarları kuvvetlendirir. Sindirimi kolaylaştırır.

Peynir
Peynir, bir çok şekildede hayatımız içinde yer alan çok yönlü yiyeceklerden bir tanesidir. Ramazan ayı boyunca da sık tüketilen peynir, enerji değeri yüksek ve protein, kalsiyum ve B2 vitamini yönünden zengin bir besindir. Örneğin 100 gram gravyer peynirinde 250 gram ete eş değer protein bulunmaktadır. Sindirim olarak sütten daha kolay olan peynirin yağ oranı ise çeşidine göre değişiklik gösterir. Ph seviyesini kontrol edebildiğinden diş için iyi bir koruyucudur. Dişçiler bu nedenle yemeklerden sonra küçük bir parça peynir yemenin yararlı olduğunu söylerler.
Beyaz peynir yüksek oranlarda sodyum, doymuş yağ ve kolesterol içer. 100 gram beyaz peynir günlük olarak alınması gereken kalsiyumun %49’unu, demirin %4’ünü, fosforun %34’ünü, çinkonun %19’unu ve selenyumun %21’ini karşılamaktadır. 


Zeytin
Zeytinin, içerdiği fonksiyonel yararlı maddelerin yanı sıra yağından dolayı A, D, E ve K vitaminleri açısından da çok zengin bir besindir. İftar ve sahurun kaçınılmaz çeşnilerinden biri olan zeytinin özellikle yağının oleik asidinden dolayı adeta sağlık kaynağıdır.
Zeytinin dolaşım sistemi üzerinde olumlu anlamda müthiş etkileri bulunur. Serbest radikallerin kolesterol üzerinde bilinen çok büyük olumsuzlukları vardır. Bu radikallerin fazlalığı damar sağlığını tehdit ederek kalp krizi riskini arttırır. Zeytin, içeriğinde serbest radikallerle savaşan antioksidanlar bulundurduğundan dolayı damar sağlığını korur, böylece kalp krizi riski azalır.
92 mg Omega 3 ve 1215 mg omega 6 yağı içeren zeytin 3.3 gr besin lifine de sahiptir. Kötü kolesterolün en büyük düşmanı olarak bilinen zeytin, yeterli tüketimiyle kolesterolü dengede tutmaya yardımcı olur.


Oruç tutan kişiler yaklaşık  13 -14 saat açlıkla karşı karşıya kalıyorlar. Bu açlık süresi içinde kan şekeri düşer. Eğer kişiler sahura da kalkmıyor ise kan şekerinin düşüşü günün erken saatlerinde başlar ve daha düşük değerlere ulaşır.
Bu nedenle az ve sık beslenme ilkesi kan şekerini dengelemek için mutlaka uygulanmalıdır. Öğünler sahur, iftar, ara öğün şeklinde düzenlenebilir.Sahura kalkıldığında midede uzun süre kalacak ve kan şekerinde ani değişiklik yaratmayacak besinler seçilmelidir. Kıymalı sebze yemekleri veya tahıl çorbaları, kepekli ekmek, az tuzlu peynir, meyve ve bol su tüketimi unutulmamalıdır.
Sahurda çok tuzlu ve baharatlı yiyecekler yenilmemelidir. Sahurda yeterli su tüketilmelidir. 
Özellikle iftariyelik adı altında yenen şarküteri ağırlıklı ürünler, hamurişi yiyecekler,  tatlılar  oruç tutanlarda kilo artışına neden oluyor. Kilo artışına bağlı olarak kan yağlarında ve tansiyonda artış olabiliyor. Sucuk, salam pastırma ve benzeri ürünler doymuş yağ içeriği yüksek olduğu için yenilmesi riskli olan besin grubundadırlar. 
İftara su, çorba, peynir, zeytin, hurma veya kuru kayısı ile başlanabilir. Başlangıç için ılık çorba en uygun yiyecektir. Bağırsak problemi olanlar çorbalarına doğal lif ilavesi yapabilecekleri gibi kepekli ekmek de tercih edebilirler. 
Yemek sonrası yenilecek tatlıların hamurlu ve kızartılmış olmamasına dikkat edilmeli, sütlü tatlılar tüketilmemelidir.
Share/Save/Bookmark
haber kodu: 237318