Geçmişten Günümüze Ulaşan Nevruz Gelenekleri Nelerdir / Ev Temizliğinden Kırmızı Balık Satın Alana Kadar

 
Publish Date : Saturday 21 March 2015 - 00:00
 
 
Kaçar dönemin önemli devletadamlarından olan Muayyer el-Memalik, yazdığı seyahatname'de Nevruzu karşılama geleneklerinden bahsediyor. seyahatname bir bölümünde şöyle okuyoruz; '' Nevruza 20 gün kala, tüm evlerde bir telaş başlar. Herkes yeni elbise, tatlı ve heft sin alma telaşına giriyor.''
 
İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Eli kalem tutan İranlı devlet adamlerı tarih boyunca bize en güvenilir ve önemli bilgileri miras bırakmışlar.Nevruz bayramı binlerce tıldır Fars topraklarının en önemli ve büyük bayramı olarak kullanıyor ve hali ile birçok İranlı devlet adamı ve Avrupali seyyah bu neşeli bayramı kaleme almışlar. İBNA nevruzun gelme nedeni ile eski metinlerde yazılan nevruz geleneklerini sizin içi inceledi.

Abdullah Mustufi'nin yazılarında  Nevruzu karşılama gelenekleri

Kaçarlı devlet edemı Abdullah Mustufi, yazılarında nevruzu karşılama geleneklerini şöyle anlatıyor; ''Nevruz bayramında insanlar doğadan ilham alırlar ve hayatlarındaki herşeyi yenilerler. Evlerdeki gümüşler beyazlatmak için gönderilir. Gümüşler Nevruz günü temiş ve parlak olmalı. Evlerdeki havuzlar temizlenerek, suları değişir ve satın alınan kırmızı balıklar havuzlara atılır... Halılar hıkanmalı ve ev dip bucak temizlenmeli. Yeni yılda yeni elbiseler giğilmeli ve Heft-Sin sofrasının başına oturmalı.''



Muayyer el-Memalik'in gözünden insanların tatlı telaşı
Muayyer el-Memalik kaçar döneminde hazine sorumlusuydu.Kendisi yazılarında Nevruzu şöyle tarif ediyor; '' Nevruza 20 gün kala, tüm evlerde bir telaş başlar. Herkes yeni elbise, tatlı ve heft sin alma telaşına giriyor.Buğday ve mercimek ıslatark, filizlenmeleri için bırakılır.Ayrıca Nevruz'e üç gün kala yumurta oyunu başlardı.Bayanlar yumurtaları pişirerek onların üstüne güzel resimler yaparlardı ve herkes sokaklarının başında yumurtsını komşusu ile tokuştururdu.''

Yabancı Seyyahlerın Gözünden Nevruz Gelenekleri

Avusturyalı Seyyah Jakob Eduard Polak ise şöyle yazıyor; ''İranlıların Nevruz arifesinde en güzel geleneklerinden bir tanesi, ev temizlemektir.İnsanlar nevruze birkaç gün kala halılarını yıkamaya başlarlar ve evlerini temizlerler.''

Heinrich Karl Brugsch ise şöyle yazıyor; ''Nevruz zamanında çarşı ve pazarlar doluyor.İnsanlar büyük bir neşe ile dükkanlardan yeni elbise, tatlı ve kuruyemiş alıyorlar.Tacirler her yıl nevruzun gelmesini iple çekiyorlar.''

Nevruz Nedir ve İranlıların Nevruz Gelenekleri

Nevruz sözcüğü Farsça nev (yeni) ve ruz (gün) sözcüklerinin birleşmesinden oluşuyor ve ''yeni gün'' anlamına gelmektedir. 

İlkbaharın ilk günü sayılan Nevruz Zerdüşt dininde evrenin yaratıldığı gündür. Eski İran takvimine göre de yılın ilk günüdür ve kutlanır. Bu gün güneş Koç Burcu’na girer. Güneşin Koç Burcu’na girdiği ilkbaharın başlangıcı sayılan bir gündür. 



Nevruz İran"ın geleneksel bahar bayramı olup tam olarak gündönümüne tekabül eder ve aynı zamanda İran takvimine göre yeni yılın gelişini simgeler. Nevruz en az 3000 yıldır kutlanmaktadır. 

Nevruz güçlü manevi köklere sahiptir. Ancak onun yaklaşımı dinlerin insanları bölen yönünden ziyade; dinlerin özü olan birlik, umut, ve huzur gibi mesajlarına dönüktür. Bu nedenle Nevruz, Fars dünyasında ve onun da ötesinde bir çok dini ve ülkeyi birleştiren ortak bir dokudur. 

İranlılar her zaman Nevruzu büyük bir şevkle kutladılar. Yüzyıllar boyu Nevruzun narin manevi anlamı, yeniden doğuş mesajı ve ruhun hayatın melodilerine uyanışının habercisi olmuştur.

Nevruz geleneklerinin yaşatıldığı İran"da, ev temizliği, büyük çaplı alışverişler ve taşınmalar da genelde bu günlerde yapılıyor. 
İranlıların çok önem verdikleri günlerden biri olan Nevruz, ülkenin en büyük bayramı olarak kutlanıyor. 
İran"daki Nevruz kutlamalarının en önemli bölümünüyse ''S'' harfiyle başlayan 7 şeyin bulunduğu sofranın (sofre-ye haft sin) hazırlanması oluşturuyor. 

Nevruz"dan önce hazırlanan ve iki hafta boyunca evin bir köşesinde duran bu sofrada, sebze (yeşillik), sib (elma), sirke, sekke (demir para), sir (sarımsak), semenu (buğdaydan yapılan bir tür tatlı) ve senced (iğde) bulunuyor. Bu 7 şeyin bereket ve uğur getireceğine inanılıyor. 
Bu bayram günü İranlılar “heft sin /yedi s” adını verdikleri bir tatlı yaparlarmış. Bu tatlı Osmanlılara da bir ilaç özelliği taşıdığı inancıyla, macun adıyla geçmiş. Nevruziyye adını taşıyan bu tatlı/macunda bulunan maddeler: Sebze (yeşillik), sumak, sümbül, semek (balık), sirke, sir (sarımsak), senced (iğde). Osmanlı Sarayı’nda bu macunu hekimbaşılar yapar (daha doğrusu hazırlatır), bu macunu bahar armağanı olarak padişaha ve öteki devletlilere sunduğunda ödüllendirilirmiş.
İki hafta boyunca süren Nevruz kutlamaları, yılın 13. günü yapılan “Sizdeh Beder” pikniğiyle sona eriyor. 
İran"da, “13” rakamını uğursuz olduğuna inanılıyor ve yılın 13. gününde evde oturmak kötü sayılıyor. Bu günü dışarda piknik yaparak geçiren İranlılar, Nevruz"dan önce alınan balıkları ve yetiştirilen yeşillikleri suya atarak kötülüklerden kurtulduklarına inanıyor.
Share/Save/Bookmark
haber kodu: 220418